Küçük Albert Deneyi -The Little Albert Experiment

0

 Ähnliches Foto

Deneyi yapan Watson`un ünlü bir sözü,

"give me a dozen healthy infants, well-formed, and my own specified world to bring them up in and i'll guarantee to take any one at random and train him to become any type of specialist i might select – doctor, lawyer, artist, merchant-chief and, yes, even beggar-man and thief, regardless of his talents, penchants, tendencies, abilities, vocations, and race of his ancestors. i am going beyond my facts and i admit it, but so have the advocates of the contrary and they have been doing it for many thousands of years." (1930)

 Cevirisini yapacak olursak,

"Bana eğitmem ve büyütmek için sağlıklı, iyi yapılanmış bir düzine çocuk verin. atalarının mesleği ve ırkı ne olursa olsun ben onların yeteneklerine, eğilimlerine, meziyetlerine, yatkınlıklarına aldırmaksızın, onlardan size, kendi seçimime göre doktor, avukat hatta dilenci ve hırsız yapayım"

Uyarıyı genelleştirme deneyi olarak da geçer, buna bir örnek verecek olursak;
Tecavüze uğrayan kadının daha sonrasında cinsel birliktelikten kaçınması ve hatta bunu fobi haline getirmesi. Yani kadın burada tecavüzü genelleştirip, cinsel ilişkinin tanımını tecavüz olarak kodlamaya başlıyor. ve hayatı boyunca bundan kaçınmaya çalışıyor. 
Aslında  geriye gidersek bir nevi Aristo'nun öğretisinin doğruluğunu kanıtlamıştır.
Jon locke'un ''Tabula Rasa''sını hatırlatır bir nevi,

John Locke, insan zihnini, ilk doğduğu anda boş levha, başka bir söylemle “tabula rasa” olduğunu söyler. Tabula Rasa görüşü Locke’u, her şeyin doğuştan belli olduğunu savunan kaderci filozoflardan ayırır. Locke, dünyayla ilgili fikir edindiğimiz ampirik bir teori ortaya atmıştır. İnsan zihninin, tecrübelerin üzerine geliştiğini söyler. Locke’a göre, doğuştan gelen bir bilgi yoktur, insan tüm bilgiyi duygu ve deneyimleri ile kazanır.

 Ähnliches Foto 

 

Küçük Albert Deneyi

 Davranış Psikolojisi ekolünün kurucusu Watson ve asistanı Rosalie Rayner, çalıştıkları John Hopkins hastanesi kreşinde oynayan çocukları uzaktan incelemeye başlarlar.
Fakat, ‘korku’ hakkındaki sorularının cevapları için kesin yanıtlar alabilecekleri testler yapmaları gerekir. Araştırma için izin alabilecekleri bir aile ararlar. Sonuç olarak 8 aylık sağlıklı bir bebek olan Albert ile bir deney tasarlamaya karar verirler.
Tarihteki en önemli psikolojik deneylerden biri olarak kabul edilen Little Albert Experiment’a başlamadan önce küçük Albert’a birkaç duygusal test yapılır.


Minik bebeğe sırasıyla beyaz bir fare, tavşan, yanan kağıt parçaları, peruk, maske gibi ilk kez karşılaşabileceği nesneler ve durumlar gösterilir. Amaç, Albert’ın bunlara koşulsuz karşı tepkisi olup olmadığını incelemektir. Sonuç olarak Albert, gördüğü hiçbir nesneye karşı korku göstermez; her şeye gülümser.
Bu testten sonra Albert'ı boş bir odaya götürürler. Odada Albert'ın üzerine oturduğu bez yatak haricinde hiçbir eşya bulunmaz. Daha sonra Watson ve asistanı Rayner odadan çıkar, yalnız bıraktıkları Albert'ın yanına beyaz laboratuvar faresi salarlar. Albert, fareden korkmadığı gibi, tam tersi bir tepki göstererek fareyi çok sever, yakalamaya çalışıp, gülmeye başlar.
 Bildergebnis für The Little Albert Experiment
Artık bir sonraki aşamaya geçmeye hazırdırlar. Albert, fareye her dokunduğunda iki demir çubuğu (biri çekiç, diğeri çelik çubuk) birbirine vurarak rahatsız edici sesler çıkarmaya başlarlar. Sesleri duyan küçük Albert ağlamaya başlar. Oda yeniden sessizleşince fareyle oynamaya devam eden Albert, yine fareye dokunduğu ilk anda psikologların çıkardığı o gürültülü sese maruz kalır.
Ağlaması yatışıp, aklı tekrar fareye kayan Albert, dokunmaya çalıştığı an hep aynı sesi duyduğu için fareye dokunmaktan korkmaya başlar.

Bu deney birkaç gün sürer ve tekrarlanır.
Watson ve Rayner deneyi ileri noktaya taşıyıp tavşan ve başka tüylü objeler de getirirler. Çıkan sonuç: Albert, özellikle beyaz renkli, tüylü bir nesne görse ondan korkup, ağlamaya başlar ve kaçmak ister.

Artık Albert gördüğü pamuk, beyaz tavşan ve benzer nesnelerin karşısında demir çubuklarla çıkarılan ses olmamasına rağmen korkmaya başlar.

Vardıkları sonuçla yetinmeyen psikologlar, son olarak beyaz sakallı ve tüylü kostümler giyerek odaya girerler. Karşısında git gide büyüyen tüylü nesneler gören zavallı Albert’ın korkusu artık hafızasına tamamen kazınır.

1920’lerde yapılan bu deneyle bilim insanları koşullu korkuyu kanıtlar. Fakat deney uğruna 8 aylık bir bebeğe yapılan koşullandırmayı geriye almadıkları, onu iyileştirmedikleri için büyük tepki çekerler. Gerçi Albert'ın ruh sağlığı için bir iyileştirmeye başlasalardı da, geçmişin derin ve karanlık izlerini ne denli silebileceklerdi bilinmez.
Küçük Albert’a deney sonrasında ne olduğuyla ilgili birçok rivayet var.
Yazar Tom Bartlett’a göre, küçük Albert’in annesi Arvilla Merritte aynı hastanede süt annelik yapıyordu. O devre göre, sosyal statüsü hastanenin diğer çalışanlarına göre daha düşüktü. Maddi imkansızlıktan dolayı bebeğinin deneyde kullanılması teklifini geri çeviremedi. Finding Little Albert kitabına göre ise, annesinin küçük Albert’ın üzerinde yapılan deneylerden haberi yoktu. Deneylerin farkına vardığında bebeğini alıp, ortadan kayboldu.


 Küçük Albert e ne oldu?

American Psychological Association verilerine göre ise küçük Albert’in asıl adı Douglas Merritte.
Kayıtlara göre, Douglas 6 yaşında hidrosefali’den ( Beyinde su toplanması) hayatını kaybetti.


 Kaynaklar,
http://www.apa.org/monitor/2010/01/little-albert.aspx

https://www.simplypsychology.org/classical-conditioning.html

https://en.wikipedia.org/wiki/Little_Albert_experiment

http://www.hurriyet.com.tr/kelebek/saglik/bilim-dunyasinin-en-korkunc-deneyi-kucuk-alberta-ne-oldu-28253169

Yorum Gönder

0 Yorumlar
* Please Don't Spam Here. All the Comments are Reviewed by Admin.
Yorum Gönder (0)
Our website uses cookies to enhance your experience. Learn More
Accept !